Fazla Çalışmanın İspatı Nasıl Yapılır?

İş Kanunumuzda fazla çalışma haftalık 45 saati aşan çalışmalar şeklinde tanımlanmıştır. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır. Peki haftalık 45 saatten fazla çalışılması durumunda işçinin bu çalışmalarını nasıl kanıtlaması gerekmektedir. Konuyu Yargıtay kararları ışığında incelemeye çalışacağız.
 
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, fazla çalışma iddiasında olan işçinin bu iddiasını sunacağı deliller ile ispat etmesi gerekmektedir. Hukuk muhakemesi bu konuda ispat yükünü işçiler üzerine bırakmıştır. Dayanak nokta ise TMK m.6 hükmüdür. Türk Medeni Kanuna göre kanunda aksi hüküm bulunmadığı müddetçe taraflardan biri hakkını dayandığı olguları ispat etmekle yükümlüdür. İş bu sebep neticesinde de fazla çalışma yapıldığının ispatı ancak işçi tarafından yapılabilir. Delillerin dilekçelerin teatisi aşamasında sunulması gerekli olup müzekkere yazılması istenen yerler var ise açıkça dava dilekçesinde belirtilmelidir. Fazla çalışma iddiası yazılı delillerle ispat edilebileceği gibi tanıkla da ispat edilebilir. Tanıkla ispat noktasında işçinin dikkatli olması gerekmektedir. Çünkü Yargıtay iş yerinde çalışan her işçinin tanıklığını ispata yeter görmemektedir. Yargıtay’ın tanıklığı ispata yeter görmesi için, tanığın işçi ile aynı mesaiyi paylaşması, mümkünse iş yerinde halen çalışması ve işveren ile çekişmeli davası olmaması gibi kriterleri bulunmaktadır. Bu kriterlerin değerlendirilmesi somut olayın özelliklerine göre farklılık göstermektedir. Bu noktada işçinin kendisini bir avukat ile temsil ettirmesi önem taşımakta onun hak kaybına uğramasını engellemektedir. Fazla çalışmanın ispatında bir diğer ispat aracı ücret bordrolarıdır. Bordroların işçi tarafından ihtirazi kayıt konulmaksızın imzalanmış olması halinde işçi fazla çalışma iddiasını ancak yazılı delillerle ispat hakkına sahip olmakta, bordroya karşı tanıkla ispat hakkını yitirmektedir. Yine bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir. Çünkü bordrolar sahtelikleri iddia edilene kadar kesin delil niteliği taşımaktadır. Yine fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliği taşıyan başkaca ispat yollarıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delillerle ispatlanamaması halinde ise tanık beyanları ile ispat yoluna gidilir ve herkesçe bilinen genel bazı olgular da ispat noktasında önemlidir. Ayrıca işçinin iş sözleşmesinde kabul etmiş olduğu iş tanımına göre de fazla çalışma yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

İşçinin fazla mesai ücretini ispat edebilmesi işçilik alacaklarından kaynaklanan uyuşmazlıklarda hayli önem taşımaktadır. Tüm sorularınız için uzman avukatımızla iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Yazılar

  • 24 Mart 2021
    İşçilik Alacaklarında Belirsiz Alacak Davalarına İlişkin Bir Değerlendirme
    Yazımızda İş Hukukuna İlişkin Belirsiz Alacak Tespit Davalarının Hangi Durumlarda Açılabileceğini Hukuk Muhakemeleri Kanunu Değişikliği ile Birlikte Değerlendireceğiz.
  • 21 Mart 2021
    Çekte Rehin Cirosu Mümkün müdür?
    Çekler TTK m.795 gereği temel amacı ödeme vasıtası olan kıymetli evraklardandır. Günümüzde ise tacirlerin bono ve poliçe yerine tercih ettiği, çektikleri kredilerin teminatı olarak bankalara verdikleri herkesçe bilinen gerçeklerdir.
  • 18 Mart 2021
    Kovuşturmaya Yer Olmadığı Kararı (Kyok)
    Uygulamada takipsizlik olarak da bilinen kovuşturmaya yer olmadığı kararı Cumhuriyet Savcısı tarafından kovuşturma evresine geçebilmek için gereken yeterli suç şüphesini oluşturacak delil elde edilememesi ya da kovuşturma
Bize Ulaşın
  • Sümer Mah. Prof Dr. Turan Güneş Cad. The İstanbul Residance A Blok No:90 Zeytinburnu / İSTANBUL
  • T 0212 582 70 59
  • W 0531 691 95 76
  • E info@tbmehukuk.com